|
|
|
|
|
|
|
|
ALTAN ERSİN MAHKEMEYE ÇIKARILDI |
|
|
|
Tarih : 10.09.2008 - 07:46:24 |
|
| Sabah 10.00da başlayan duruşmalar gece 02:00de sona erdi. 3 dosyadan yargılan Başkan Altan Ersinin 2 dosyadan tutukluluk halinin devamına karar verildi. Başkan Ersin, Eseçe Piknik Alanı ihalesi konusunda yargılandığı dosyadan ise tahliye oldu. |
|
| |
Mobilya alım işi ihalesinde ihaleye fesat karıştırmak ve edimin ifasına fesat karıştırmak suçlamaları ile Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi`nde hakim karşısına çıkarılan Altan Ersin, Tamer Tuncer, Erdoğan Yıldız ve Murat Pekcan`ın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi`nde 13 Ekim tarihinde görülecek.
Mahkemede yaptığı savunmada üzerime atılı bu suçlamayı reddediyorum diyen Başkan Ersin; “ 28 Mart 2004 tarihinden bu yana Çorlu Belediye Başkanlığı görevini yapmaktayım, hakkımda daha önce yapılmış bir kovuşturma bulunmamaktadır. 2006 yılında 98 gün boyunca Savcılık Makamınca telefonlarım dinlenmiş ve suç unsuruna rastlanmadığına dair bilgi tarafıma tebliğ edilmiştir. İhale ve temin konusunda bir ilgim yoktur. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu belediye başkanlarını yetki ve sorumluluk açısından bu ihaleler dışında bırakmıştır. Aynı zamanda Kamu Maliyesi ve Kontrol Kanunu da yine belediye başkanlarını bu tür ihalelerde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme yetkilisi olarak kılmamaktadır. İlgili müdürlüklerin bu konuda yetkisi vardır. İddianamede yer alan doğrudan temin yöntemleri 2003 yılından sonra yasal düzenlemelerle ihale kavramından çıkarılmışlardır. Bu sebeple ihale kavramı oluşmayan bu alımlarla ilgili olarak ihaleye fesat kavramı söz konusu değildir, bu suçun işlenmesi mümkün değildir. Mobilya ihalesi ile ilgili hiçbir noktasında imzam yoktur ve isnat edilen suçları işlemem mümkün değildir. Ayrıca imzası olan arkadaşların da bu suçu işlediklerine inanmamaktayım. Çünkü belediye binasını gezdiğimizde zaman zaman birimleri ziyaret ederim her birimin masası, koltuğu, sandalyeleri, sehpaları, dosya dolapları mevcuttur. Yüzeysel bir eksiklik görülmemektedir. İddia edilen eksikliğin neden kaynaklandığı konusunda arkadaşlar cevap vereceklerdir. Görevi ve yetkisi bana ait olmayan suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.
Ersin; “İşlemlerle ilgili yazılanların tümü gerçeğe aykırıdır. İhalenin başından sonuna kadar yapılan işlemlerde hiçbir görüşmem mümkün değildir. Mobilyacılarla hiçbir karşılaşmam mümkün değildir. Kendilerine bu durum sorulduğunda yan yana gelmediğimi beyan edeceklerdir. Hakkımda dava açıldıktan sonra Kamu İhale Kurumu`na da Erdem Mobilya tarafından itiraz edildiği ve kamu ihale kurumunun da itirazı reddederek ihaleye fesat karıştırmanın söz konusu olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca böyle bir suçu işlediğim konusunda dosyada maddi bir delil yoktur. Dosya içerisinde isimleri geçen Erkan Tosun ve Metin Üstün norm kadro uygulaması nedeniyle belediye içerisinde yerleri zaruri olarak değiştirilmek zorunda kalan kısımdır. Metin Üstün ise 10 günden fazla işe gelmemesi nedeniyle çekinme uygulaması yapılmıştır. Bana kızgınlıkları gayet doğaldır. Kaldı ki benim suç işlediğime ilişkin ellerinde bir delil ve kanıt yoktur. Yine bilirkişiler tarafından keşif neticesinde bilirkişiler tarafından rapor hazırlanmış, belediye başkanı olarak benim bu ihale ile ilgili en ufak bir ihmalim olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olmuştur. Yeni belediye binasına mobilya alımına ilişkin ihale ile ilgimin olmayışı ve herhangi bir sorumluluğum ve denetim görevimin olmayışı münasebeti ile beraatımı talep ediyorum. Ayrıca 24 Haziran 2008 tarihinden itibaren tutukluyum. Dosyaya ilişkin tüm deliller toplanmıştır. Zannediyorum davanın akışını değiştirecek başka bir delile ihtiyaç duyulmuyor. Bu durumda tutukluluğumun devamına karar verilmesi mağduriyetimin artmasına sebep vereceğinden yüce mahkemenizden saygılarımla tahliyeme karar vermesini talep ediyorum. Ayrıca azmettirme ile ilgili bir iddia söz konusuydu. Benim hiç kimseye azmettirmem veya yönlendirmede bulunmam, herhangi bir ifadem söz konusu değildir” diye konuştu.
Tutuklu sanıklardan Tamer Tuncer de ifadesinde dosya ile ilgili üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek; “İhale ile ilgili olarak komisyon kuruldu, ihaleye çıkıldı. İhale 8 firmanın katılımıyla yapıldı ve en düşük teklifi veren Simge Mobilya`ya kaldı. İhale yapıldıktan 6 ay sonra norm kadro nedeni ile ihaleden sonra mimari tadilat yapılması ihtiyacı hasıl oldu. Buna istinaden tadilat ve proje onay dosyası yapıldı. Yeniden mobilyalar için liste düzenlendi. Anlaşmaya vardığımıza dair Simge Mobilya`nın imzalı belgesi vardır. Bunlar ihaleden sonra öngörülmeyen durumlar ortaya çıktıktan sonra yapılmıştır. Norm kadro değişikliği nedeni ile ortaya çıkmış ihtiyaçlara ilişkindir. Tadilatlı imarlı projeye göre tadilatlı imar projesi Simge Mobilya ile imzalanmıştır. Bu husus ihaleden sonra imzalandığı için ihaleye fesat karıştırılması söz konusu değildir. Bu zaman zarfında hırsızlık olayı olmuştur. Bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunmuştuk. Alt katta binanın girişinde hırsızlık olayı olmuştu, kablolar çalınmıştı. Ancak mobilyaların çalınıp çalınmadığını bilmiyorum. Burada yapılan işlem eksikliği vardır. Projenin onay dosyasına göre ihaleye çıkılan ihtiyaç listesine göre işlem yapılmıştır. Burada sadece işlem eksikliği vardır başka bir kusur yoktur. Emniyet Müdürlüğü`ne giden masalar vardır. Emniyet Müdürlüğü`ne kaç tane masa gönderildiğini bilmiyorum. Eski belediye binasında bulunan masa ve sandalyelerde var. Yeni hizmet binasında tapu kadastro bölümü açılmıştır, oraya giden mobilyalar vardır” dedi.
Tutuklu başkan yardımcılarından Erdoğan Yıldız ise savunmasında; “Suçlamaların en temelinde ihaleye fesat karıştırma hususudur. Proje onay dosyası ile ihtiyaç listesi karıştırıldığı için bilirkişi raporunda sanki ihaleye hazırlık yapılırken ortaya çıkmış gibi ele alınmıştır. Proje onay dosyası ile ihtiyaç listesi arasındaki bağ kurulamamıştır. Bu binaya ilk başlangıçta mobilyaların temini için ihaleye çıkıldığında çıkarılan mobilya sayıları ihtiyaç listesini oluşturmuştur. Daha sonra piyasada yaklaşık maliyet hesaplanmıştır ve maliyet icmal tablosu ortaya çıkmıştır. Kamu ihale kanununda ihale dosyalarında olmazsa olmaz olan bazı belgeler vardır. Bunların tanımları vardır. Yaklaşık maliyet icmal tablosu bunlardan biridir. Proje onay belgesi bu tür standart dosyalarda olmazsa olmaz belgelerden değildir. Bir firma ihale sonucuna itiraz edince bu itiraz kamu ihale kuruluna gittiğinde bizim belgelerimizi inceleyerek firmanın itirazını reddetmiştir. Bu ihale dosyası kamu ihale kurumunun süzgecinden geçerek bir olur ve onay almıştır. Bu noktaya kadar oluşan yüzlerce evrakta imzam yoktur. Tüm dosyada tek belgede imzam vardır. Bilirkişi raporunda çok temel bir yanlış yaparak tümü ile yanlışlığa nende olmuştur. İhaleden önce firma temsilcileri ile konuşulup anlaşıldığı bunun resmi belgelere döküldüğünü beyan etmişlerdir. Proje onay dosyası içinde tarih olmadığını söylemektedirler. Değişiklik projesinden hangi tarihte hazırlandığını tespit edebilirlerdi. Onları sonuca götürürdü, böyle bir yanlışlık yapmazlardı. İhale onay belgesi ihaleden önce düzenlenecek, firma ile konuşacak, onlarla anlaşacak sonra bir liste yapacak, ona bir proje ekleyecek 6 ay sonra olacak olan durumu görecek bunun olması mümkün değildir. İhaleye fesat karıştırma suçunun ortaya çıkmadığını bunu çürüttüğümü düşünüyorum. İhale tarihinden 6 ay sonra hazırlanan bir belge ile ihaleye fesat karıştırma suçunun üzerime atılmasını kabul etmiyorum. İhalelerin yapıldığından bile haberim olmadığı için ihaleye fesat karıştırmam mümkün değildir. Ben devlette önemli görevlerde bulunmuş bir bürokratım. Metro projesinin kontrol amirliğinde ve temelinde imzası bulunan kişiyim. Çok başarılı teknik çalışmalarım olmuştur. Ben bunların hepsinden yüzümün akı ile çıktım. Bütün işlemlerde tahakkuk amiri bendim. Ben bu badirelerden, böyle önemli şeylerden onurumu, şerefimi koruyarak gelmişken bunların yanında kıyaslanmayacak böyle bir şeyi tenezzül etmem, bunu şiddetle reddediyorum. Benim tahliyeme karar verseniz bile, onurumun da zedelenmesine sebep olacaktır. Tahliyemle birlikte beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.
Diğer sanıkların ve tanıkların dinlenmesinin ardından yeniden söz alan ve aleyhindeki beyanlar ile iddiaları kabul etmediğini yineleyen Başkan Ersin; “Soruşturmanın daha başından bu yana ne kadar yanlı ve ne kadar taraflı ve suçlu yaratmaya yönelik olduğu Emniyet Müdürlüğü`nde alınan ifadelerin görevli polisler ve komiserlerce suçlu yaratmaya yönelik olduğu sanıkların savunmalarından anlaşılmıştır. Görevim süresince asla ihalelere müdahale etmediğimi savunmamda söylemiştim. Her Pazartesi toplantılarında ekibin çalışması ve bir önceki hafta ne yaptıkları ve eksik kalan hususların tespiti ile önümüzdeki hafta ne yapmaları gerektiği konusunda toplantılar düzenleriz. Müdürlükleri daha iyi görev yapmaları ve stratejik planları uygulamaları yönünde yönlendiririz. Ancak hiçbir zaman kanunsuz iş yapmasını talep etmeyiz. Asla böyle bir suçlamayı kabul etmiyoruz” dedi.
Altan Ersin`in avukatlarından Av. Mehmet Nuri Saygun; “Bu davanın bu celse ortaya konan bütün ifadelerde önce ihaleye bir fesat karışması olacak ki ihaleye fesat karıştırma suçu oluşsun. Olabildiğince gayret göstermemize rağmen görülen o ki bir takım sanıklar veya tanıkları icbar edilmek suretiyle farklı beyanlar vermek zorunda bırakılmıştır. Dosya bu yöntemle bugüne getirilmiş, huzurunuzda da 9 tane sanık mevcuttur. Zorlamaların özellikle sanıklar tarafından ifade edilmesi oldukça üzüntü vericidir. Hukuka ve yargıya olan saygımızı ve inancımızı yitirmemiz gerektiğini bir kez daha söylüyorum. Altan Ersin olayın dışındadır hiçbir şekilde ihaleye fesat karıştırma eylemine dahil olmamıştır. İddia makamının iddialarının beyanlardan sonra gerçekleri yansıtmadığını, suçun unsurlarını lehe olarak değiştiğini kabul etmek zorundayız” şeklinde konuştu.
Av. Duygun Yarsuvat ise; “Hareketsiz suç olmaz. Altan Ersin`in yağmış olduğu hareketlerin ne olduğuna bakmak gerekir. Bu dosya içerisinde hiçbir hareket yoktur. Altan Ersin için ‘bilmeden hiçbir şey olmaz’ denmektedir. Altan Ersin`i yargılamak için bu huzurdaki 9 sanığı getirmişler. Amaç Altan Ersin`i yargılamaktır. Bir evvelki dosyada Mehmet Karaca`nın iddia makamının ‘Başkan hakkında beyanda bulun tahliyeni sağlarım’ şeklindeki beyanı beni çok üzmüştür. Bir hukuk adamı bir iddia makamının bu şekilde beyanda bulunması CMK`nın 148. maddesindeki ifade alma yöntemlerine aykırıdır. Bütün bu operasyon bu dosyadan anladığım hali ile ‘Altan Ersin bir şey yapmadığı halde Altan Ersin hakkında ne bulabiliriz’ diye yapılan bir iddianame ve elde edilmeye çalışılan beyanlardan oluşmaktadır. İddia makamı klasik olarak reddetmiştir. Biz bunu bu kadar basit olmadığını mahkemenize sunmuş olduğum dilekçemde belirtmiştim. Tutuklamanın insanları sindirmek amacı ile kullanılmaması gerektiği hususunda beyanda bulunmuştuk. Hukuk bir gün herkese lazım olur. Meslektaşımın tüm taleplerine katılıyorum. Bu davaları özellikle Altan Ersin`in başını uçurmak için kullanmayalım. Bunu nazara alarak da sizden tahliye kararı vermenizi talep ediyorum” diyerek savunmasını yaptı.
Karar öncesi celseye kısa bir ara veren mahkeme heyeti, Sanıklar Erdoğan Yıldız, Altan Ersin, Tamer Tuncer ve Murat Pekcan hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, sanıkların davranışlarının tanıklar ve başkası üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususunda kuvvetli şüphe oluşturması, sanıkların kaçma ihtimali, sanıklara isnat edilen suçun vasıf ve mahiyeti ile eylem hakkında kanunda yazılı cezanın üst sınırı, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı ile adli kontrol uygulamasına yetersiz kalacağı nazara alınarak ayrı ayrı tutuklanmalarına, sanıklar ve vekillerinin tahliye talebinin reddine karar verdi.
Başkan Ersin`in de aralarında bulunduğu tutuklu sanıkların yargılanmasına 13 Ekim 2008 günü devam edilecek.
|
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|